Aksaray Üniversitesi
Geleneksel Türk El Sanatları Uygulama ve Araştırma Merkezi
Seramikte Lüster Çalıştayı Gerçekleştirildi
14.04.2026 10:00:00

Seramik sanatı, tarih boyunca yalnızca form ve işlev üzerinden değil, aynı zamanda yüzeyin ışıkla kurduğu ilişki üzerinden de anlam kazanmıştır. Bu bağlamda lüster tekniği, seramik yüzeyine kazandırdığı metalik ışıltı ve derinlik etkisiyle sanat tarihinin en etkileyici ve özgün uygulamalarından biri olarak öne çıkmaktadır.

Kökeni 9. yüzyıla uzanan lüster tekniği, özellikle İslam seramik sanatında gelişmiş; bakır ve gümüş oksitlerin kontrollü atmosferde pişirilmesiyle elde edilen ince yüzey tabakası sayesinde ışığa bağlı olarak değişen zengin renk ve parlaklık etkileri ortaya koymuştur. Bu yönüyle lüster, kimyasal süreçlerle estetik duyarlılığı bir araya getiren, yüksek bilgi ve ustalık gerektiren bir uygulama alanı sunmaktadır.

Çalıştay kapsamında, lüster uygulamalarında kullanılan malzemeler, pişirim süreçleri ve yüzey etkileri ayrıntılı biçimde ele alınmış; katılımcılar, metal oksitlerin kontrollü fırın ortamında uygulanmasıyla elde edilen yüzey sonuçlarını kendi çalışmalarında deneyimleme fırsatı bulmuştur.

Sanat ve bilimi bir araya getiren bu teknik yaklaşım, katılımcılara seramik yüzeyinde ışığın dönüştürücü potansiyelini gözlemleme ve yorumlama olanağı sunmuştur. Çalıştay süresince üretilen eserler, lüster tekniğinin sunduğu estetik çeşitliliği ve ifade gücünü ortaya koyarken, etkinlik katılımcılar açısından hem öğretici hem de ilham verici bir deneyim olarak değerlendirilmiştir.

Çalıştay sürecine bilgi, deneyim ve akademik birikimiyle önemli katkılarda bulunan Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğrul Emre Feyzoğlu’na öncelikle teşekkür ederim. Lüster tekniğine ilişkin derin bilgi birikimini katılımcılarla paylaşması, hem kuramsal çerçevenin güçlenmesine hem de uygulama süreçlerinin daha bilinçli ve nitelikli biçimde yürütülmesine önemli katkı sağlamıştır.

Çalıştaya katkı sunan tüm katılımcılara ilgi ve üretim motivasyonları için teşekkür ederim. Ayrıca başta Doç. Nilüfer Nazende Özkanlı olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlara şükranlarımı sunarım.

347